Röportaj: Eda İmik Fotoğraf: Haydar Erçin
Burcu Kara, eski sevgilisi Yavuz Bingöl'den ayrılmanın kendisi için yıpratıcı olduğunu itiraf etti.
Burcu Kara ekrana spor spikeri olarak çıktı. Ardından oyunculuk serüveni başladı. "Haziran Gecesi"nin mutsuz Duygu'sunu "Elveda Derken"in bahtsız Zeynep’i izledi. Şimdi Halit Kıvanç’la bir TV programına hazırlanıyor. Tempo dergisine konuşan Kara, eski sevgilisi Yavuz Bingöl'den ayrılmanın kendisi için yıpratıcı olduğunu itiraf ederken, "Aşk sarsıcı bir şey. Elde edene kadar güzel. Dostluk benim için daha önemli" diyor.
Burcu Kara ekrana spor spikeri olarak çıktı, ardından oyunculuk serüveni başladı. "Haziran Gecesi"nin mutsuz Duygu’sunu "Elveda Derken"in bahtsız Zeynep’i izledi. Şimdi Halit Kıvanç’la bir TV programına hazırlanıyor. Tempo dergisine konuşan Kara, Yavuz Bingöl’den ayrılmanın kendisi için yıpratıcı olduğunu itiraf ederken, "Aşk elde edene kadar güzel. Dostluk benim için daha önemli" dedi.
İktisat Fakültesi’nde okudu. Rüyalarını televizyonculuk süslüyordu. Bir televizyon kanalında ekonomi muhabiri olarak işe başladı. Yüzündeki parıltı dikkat çekince de ekonomi muhabirliği, yerini spor spikerliğine bıraktı. Sonra kamera onu aldı, bugünün tanınmış oyuncuları arasına taşıdı. Hüzünlü bakışları ekran başındakileri o kadar etkiledi ki, o artık evimizin mutsuzluktan kurtarılması gereken kızıydı. Magazin basınıyla tanıştığında ise Yavuz Bingöl’ün sevgilisiydi. Uzun süren bu ilişki bittiğinde hüzünlü yüzüne bir çizgi daha eklendi. Burcu Kara, Tempo dergisine iş ve özel hayatıyla ilgili samimi bir röportaj verdi.
Televizyon serüveniniz nasıl başladı? - Ortaokuldan beri televizyonda olmayı çok istiyordum. Önü veya arkası hiç fark etmezdi. Benim asıl mesleğim ekonomi muhabirliği. Bu meslekle uğraşmak bana çok cazip geliyordu. Bu işe de ekonomi muhabiri olarak başladım. Spikerlik sonradan geldi. Kamera önüne geçince, çekingenliğimden kurtulup, kendime güvenmeyi öğrendim.
Niye spikerliğe devam etmek yerine oyunculuğa geçtiniz? - Spor spikerliğinden sonra, sinema programı sunmaya başladım. Bu sürede birçok kişiyle tanıştım. Oyunculuk değildi yapmak istediğim. Program sunuculuğu, yapımcılık gibi işlerle uğraşmak istiyordum. Bir söz vardır. "Hayat siz plan yaparken, başınıza gelenlerdir" diye. Benim de öyle oldu. Kendimde göremediğimi çevremdekiler keşfetti.
"Haziran Gecesi"nden sonra, "Artık ağlayan karakterlere bürünmek istemiyorum" demiştiniz. Gördüğümüz kadarıyla hálá ağlıyorsunuz... - (Gülüyor) Drama oyuncusuyum ve hüzünlü bir ifadem var. Yapımcılar bundan etkileniyor herhalde. Aslında farklı rollerde oynama potansiyelim de var. Onlar zamanla ortaya çıkacak diye düşünüyorum. "Haziran Gecesi"nde öyle tanındığım için, bu tür roller üzerime yapışmış olabilir.
NTV’de Halit Kıvanç’la sunacağınız yeni bir program için kolları sıvadınız. Yeniden sunuculuğa dönmek hem de usta bir televizyoncuyla çalışmak keyifli olsa gerek... - O, programlarıyla beraber büyüdüğüm bir duayen. Onunla çalışmak hayal gibi. Bunun için Allah’a ne kadar şükretsem az. Masalda gibiyim.
Programın içeriği nasıl olacak? - NTV’nin cumartesi kuşağında yayınlanacak. Her hafta bir ünlüyü ağırlayacağız. Onların çocukluğunu, gençliğini, bugünkü hallerini konuşacağız.
Beyazperde projeniz var mı?- Sinemayı seviyorum. Ama gişe odaklı filmlerde rol almak istemiyorum. Gelen teklifleri reddettim. Benim çalışacağım set, yönetmeniyle, senaryosuyla ve oyuncu kadrosuyla dört dörtlük olmalı. Öyle olduğunda görevim çay getirmek bile olsa seve seve yaparım. Böyle kaliteli yönetmenler ülkemizde var. Beni senaryolarına layık görürlerse neden olmasın? Gece hayatıyla aranız nasıl?
- Çok istiyorum arkadaş çevremle gidip eğlenmeyi ama olmuyor. Çünkü gerçekten eğlenebildiğiniz mekánlar sınırlı. Kapalı, basık, sigara dumanı olan mekánları sevmiyorum. Belli başlı insanlarla gittiğim belli mekánlarım vardır. Daha çok ev ortamını seviyorum. Hayatınızın özünü nasıl tanımlarsınız?
- Hayatımın özü huzurdur. Bu hiçbir şeyle ölçülmez. İstediğim zaman pazara da çıkıyorum metroya da biniyorum.
"Aşk" denilince Burcu Kara’nın aklına ne geliyor? - Aşk, bir insanın aklını evde unutup, kapıyı çekip gitmesi demektir. Bunun yanı sıra sarsıcı bir şey. Aşk, elde edene kadar güzel. Dostluk, arkadaşlık daha önemli benim için.
Sizce aşkta özveri gerekir mi? - Özverisiz hiçbir şey olmaz.
Aşk her şeyi affeder mi? - Herkese göre değişir bu. Ama benim için affetmez.
Sizin kıstaslarınız nelerdir? - Bunu hiçbir zaman oturup belirlemedim. Çünkü aşk, akıl yürütüp ahkám kesebileceğin bir şey değil.
Yavuz Bingöl ile uzun ilişkinize nokta koydunuz. İlişki sonrası kendinizi yıpranmış hissettiniz mi? - Biraz.
Bunu aşmak için neler yapıyorsunuz? - Özellikle yaptığım bir şey yok. Kafamı dağıtabileceğim, dağıtırken huzur bulacağım kişilerle oluyorum.
Bundan sonraki ilişkilerinizde neye dikkat edeceksiniz? - Aşk planlı ilerleyen bir şey değil. Mantık aşkta bir yere kadar çalışıyor. Ne desem yalan olur.
Egolarından arınmış erkeğe değer veririm
Peki, bir erkek sizin kalbinizi nasıl kazanır? - Samimiyet benim en değer verdiğim şeydir. Egolarından arınıp kendi olabiliyorsa, her konuda edepli bir yapısı varsa benim için değerlidir.
"Elveda" demek sizin için ne kadar zor? - Hiçbir zaman karşı tarafı yıpratan biri olmadım. Hep içime atar, kendime zarar veririm. Karşı taraf beni yıpratıyorsa hemen hayatımdan çıkarırım.
Kıskanç mısınız? - Sevdiğimi hemcinsimden kıskanmam. Ama bana vakit ayıramayacak kadar yoğunsa, vaktini kıskanırım. Ya da çok sevdiği değerli bir eşyası varsa onu daha çok kıskanırım. "Hani benden daha çok mu seviyor?" diye düşünürüm. Mantıksız şeyler ama ben de böyleyim.
Kelebek - Hürriyet
Burcu Kara fotoğrafları